Kılıçdaroğlu’na Kumpas Mağdurlarından Sert Tepki

Kılıçdaroğlu'na Kumpas Mağdurlarından Sert Tepki

31 Mayıs 2026 tarihinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan Balyoz ve Ergenekon kumpas davalarında mağdur olan subay ve astsubayların bir araya geldiği Kumpas Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KUMPASDER), siyasi arenada yaşanan FETÖ tartışmalarına katıldı. Dernek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bayramlaşma etkinliğinde yaptığı FETÖ ile ilgili açıklamalara cevap niteliğinde bir bildiri yayımladı.

Kılıçdaroğlu’nun sözleri, dernek tarafından ciddi bir tepkiyle karşılandı. Özellikle, Kumpasder’in başkanlığını yürüten Ahmet Tatar, kardeşi Yarbay Ali Tatar’ın yaşadığı trajik olayın altını çizerek dikkat çekti. Yarbay Ali Tatar, 5 Aralık 2009 tarihinde FETÖ kumpası çerçevesinde tutuklanmış, 10 gün sonra tahliye edilmesine rağmen yeniden tutuklanmıştı. İkinci kez gözaltına alınmayı kaldıramayan Tatar, geride bıraktığı bir veda mektubuyla yaşamına son vermişti. Bu olay, kumpas davalarının en karanlık anlarından biri olarak hafızalara kazınmıştır.

KUMPASDER yönetimi, yaptıkları açıklamada, kumpas sürecinde yaşanan mağduriyetlere ve o dönemdeki siyasetçilerin tavırlarına dikkat çekti. Dernek, Kılıçdaroğlu’nun güncel söylemleri ile geçmişteki tutumları arasında bir tezat bulunduğunu vurguladı. Yayınladıkları metinde şu ifadeler yer aldı: “Mustafa Kemal’in masum askerleri betona gömülürken, onlara randevu vermeyen, mektuplarını yanıtsız bırakan ve milletvekillerini uyaranların bugün muhalefet edenleri ‘FETÖ’cü’ olarak yaftalamalarını acı bir tebessümle izliyoruz.”

Açıklamada, kumpas davaları sürecinde askerlere destek olanlarla, bu meseleye uzak duran siyasilerin dernek tarafından kaydedildiği belirtildi. Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan askerler, “Randevu vermeyenle yanımızda duranı iyi biliyoruz” mesajıyla Özgür Özel’e destek verdiklerini dile getirdiler.

Açıklamanın detaylarında şu ifadeler yer aldı: “FETÖ meselesinin, ülkemizin varlığı ve geleceği için ortak payda olması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak bu konu bir kez daha siyasi polemiklerin malzemesi haline getiriliyor. FETÖ’nün siyasi destekçileri gizlenirken, herkes ‘FETÖ’cü’ damgasıyla yaftalanıyor. Bu durum, FETÖ’nün kendini gizleme kabiliyetinin bir yansımasıdır. 15 Temmuz sürecinde vatandaşların kafasının karıştırılması ve ‘gri’ alanların siyasi argüman olarak kullanılmasını endişeyle takip ediyoruz. Bizler, 2007’lerden bu yana ABD emperyalizminin çıkarları doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti’nin dönüştürülmesi sürecinin mağdurlarıyız. Siyasi iktidarın sağladığı destekle FETÖ’nün organize ettiği kumpaslara maruz kaldık ve bu süreçte mücadelemizi sürdürmekteyiz. Ülkemizdeki kumpaslar sırasında sadece biz değil, Türkiye Cumhuriyeti de büyük zarar gördü.”

Author: Emre Demir