Gazeteci Fatih Altaylı, köşe yazısında AKP’li bir yöneticiyle terzide karşılaşmasını ve bu görüşmenin ardından yaşanan tartışmaları kaleme aldı. Yazısında, AKP eski MKYK üyesi Mücahit Birinci’nin ‘mutlak butlan’ konusundaki eleştirilerinin parti içinde nasıl karşılandığını sorduğunu belirten Altaylı, kendisine verilen yanıtı aktardı. Altaylı’nın ifadesine göre, muhatabından “Bu kişinin partide bir etkisi yoktur; bazılarını Erdoğan bile tanımaz,” şeklinde bir yanıt aldı.
Altaylı’nın bu yazısı sonrasında AKP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar ile Mücahit Birinci arasında bir krizin patlak verdiği bildiriliyor. Altaylı, köşesinde Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP’den istifa ederek AKP’ye geçiş sürecine dair yorumlar yaparken, terzide karşılaştığı AKP’li yöneticinin görüşlerini de paylaştı. Bu kişi, Mücahit Birinci’nin eleştirilerine yönelik olarak, “Andığınız isim eski MKYK üyesi. Burada 110 kişi var. Bazılarının partide bir ağırlığı yoktur. Bu kişi de onlardan biri,” ifadelerini kullandı.
Mücahit Birinci, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla Altaylı’nın bahsettiği AKP’li yöneticinin kim olduğunu bildiğini öne sürdü ve “Acar” ismine sıkça vurgu yaparak Faruk Acar’ı işaret etti. Bu durum, Altaylı’nın bahsettiği ismin Acar olduğu yönündeki düşünceleri güçlendirdi.
Faruk Acar ise, Gazete Pencere muhabirine yaptığı açıklamada bu iddiaları yalanlayarak, “Daha önemli işlerimiz var. Bu gibi durumlarla isminin anılmasını istemiyorum,” diyerek Mücahit Birinci’ye göndermede bulundu. Birinci, Acar’a yanıt olarak sosyal medya üzerinden şu ifadeleri kullandı: “Duydum ki Acaroğlan, ‘Mücahit Birinci’den daha önemli işlerimiz var’ demiş. Gerçekten hayret verici. Çünkü daha dün, Cumhurbaşkanımızın karşısında pozisyon alıp başka masalarda ahkâm kesenlerin bugün davanın büyüklüğünden bahsetmesi ibretliktir. Bu dava; terzi aynalarında kravat beğenilerek değil, zor zamanlarda omuz verilerek büyüdü.”
Birinci, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu davanın gerçek yükünü taşıyanlar, yıllarca mahallede, sokakta, teşkilatta mücadele edenlerdir. Parasıyla sadakatini belirleyenlerin en büyük sorunu, dünkü sözlerini bugün inkâr etmek zorunda kalmalarıdır. Gazetecilerin ‘terzide konuşan siz miydiniz?’ sorusuna verilen panik cevapları bunun en bariz örneğidir. Kimse kusura bakmasın, bu dava; menfaatine göre saf değiştirenlerin değil, gerçek dava adamlarının omuz verdiği bir harekettir.”